Ara 11 2009
Eyl 06 2009
Ütopik Sevdam -5-

Ey yar!
Yine kuzguni bir haykırış kaynağısın
Ve hâla bitmiyor yasın!..
Ey yar!
Sensiz geçen yılların acımasızlığına inat yaşıyorum sensizliği seninle geçen yılların hatırına! Şimdilerde özlemek moda oldu…
Bilirsin;
Yalnızlığı özlüyor insanlar, koşmayı özlüyor, konuşmayı özlüyor, susmayı özlüyor, susturulmayı özlüyor, terk etmeyi özlüyor, terk edilmeyi özlüyor, kendini bile özlüyor insanlar…
Beni sorma bugün sana insanları anlatacağım!
İnsanlar yine bildiğin gibi… Doymaz acıtmaya, bıkmaz terk etmekten, yalnız bırakıp gitmekten hiç üşenmez… Tıpkı senin gibiler yani!
Ey yar!
İnsanları bırakıp seni anlatmak daha iyi olmaz mıydı?
Sensizlik o kadar acı ki seni anlatmak bile sensizliği anlatmak olacak bu sefer de…
İnsanlar anlamıyor sensizliğin ne derece bir ıstırap olduğunu! Dün Mecnun’a kızan insanlar bugün bana kızıyorlar dün Leyla’yı hor görenler bugün seni yeriyorlar! İnsanlar beni anlamıyorlar!
Ey yar!
Yine sensizliğin üzerini kaplayan bir mevsim daha geride kaldı… Yine yeni bir eylül düştü takvimlere ve ben yine seni en çok eylülde özlüyorum… Eylülde akıtıyorum gözyaşlarımı en çok ve daha fazla boğucu oluyor düşlerim… Eylül aynı eylül… Saçların gözlerimi dalgalandırıyor, gözlerin yüreğimi yakıyor, hasretin canımı acıtıyor… Değişen tek şey bu eylül sensizliği daha da eskitiyor… Hatırıma her düştüğünde hangi takvimi yaşadığımın bir önemi olmasa da gittikçe eskiyen hatıraların olması çekilmez bir işkence oluyor..
Keşke… Ah keşke diyorum ayaklarıma takılan prangalar kırılsa da sana koşabilsem… Kelepçeler parçalansa da kollarımı sana açabilsem… Boynumdaki kement sıksa da boğazımı önemi yok son nefesimi dizinde verebilsem!
Ey yar!
Anla işte bunca laf kalabalığı kendime satırları dost edindiğimdendir ve bu kadar dost çoğaltmamın tek sebebi her gün seni biraz daha fazla sevdiğimdendir…
Enes Ali
Eyl 02 2009
Eylül-İki
![]()
Tem 11 2009
Sensiz de yaşanıyor!
sanmaki sensiz olmuyor…
sensiz de yaşanıyor
eksik, kırık, dökük, yılgın
ama yaşanıyor işte…
yürüyor cesedim
çiçekçiye gidebiliyorum mesela
yine sana verilmeyecek çiçekler alabiliyorum
ve hala kaybetmek korkusu ile
susabiliyorum!
ıslık çalabiliyorum
beşiktaştan geçebiliyorum
tek başıma da balık yiyebiliyorum
senin sevdiğin müzikleri
seni hatırlamadan dinleyebiliyorum
ve hala seviyorum istanbulu
sensiz de yaşıyorum işte
gün doldurur gibi,
şafak sayar gibi yaşıyorum
bu şafağın sonu karanlık değil üstelik
sana kavuşmak olmasa da ucunda
sensizliği unutturacak bir limana
acımı hafifletecek bir istasyona varacak gibi
sayıyorum şafakları…
tarifi imkansız tek düzelik bir coşku
nefessiz kalmak gibi tek hecelik bir tutku
ve üstesinden gelinmiş bir korku gibi
duruyorum öyle ortada, ortalıklarda!
umursamıyorum artık!
şarkılardan süzülen yalancılıkları
bir tarafım dökük olsa da
suyun üzerinde durabilen batık gemi gibiyim
hala bildiğin o serseriyim
romantik, şaklaban soslu geveze serseri!
ve sen…
utangaç, mahçup, suskun bir peri!
sensiz de yaşıyorum işte…
bir sorun yok senede bir gün hatırlıyorsan beni!
Enes Ali






