Tem 11 2009
Sensiz de yaşanıyor!
sanmaki sensiz olmuyor…
sensiz de yaşanıyor
eksik, kırık, dökük, yılgın
ama yaşanıyor işte…
yürüyor cesedim
çiçekçiye gidebiliyorum mesela
yine sana verilmeyecek çiçekler alabiliyorum
ve hala kaybetmek korkusu ile
susabiliyorum!
ıslık çalabiliyorum
beşiktaştan geçebiliyorum
tek başıma da balık yiyebiliyorum
senin sevdiğin müzikleri
seni hatırlamadan dinleyebiliyorum
ve hala seviyorum istanbulu
sensiz de yaşıyorum işte
gün doldurur gibi,
şafak sayar gibi yaşıyorum
bu şafağın sonu karanlık değil üstelik
sana kavuşmak olmasa da ucunda
sensizliği unutturacak bir limana
acımı hafifletecek bir istasyona varacak gibi
sayıyorum şafakları…
tarifi imkansız tek düzelik bir coşku
nefessiz kalmak gibi tek hecelik bir tutku
ve üstesinden gelinmiş bir korku gibi
duruyorum öyle ortada, ortalıklarda!
umursamıyorum artık!
şarkılardan süzülen yalancılıkları
bir tarafım dökük olsa da
suyun üzerinde durabilen batık gemi gibiyim
hala bildiğin o serseriyim
romantik, şaklaban soslu geveze serseri!
ve sen…
utangaç, mahçup, suskun bir peri!
sensiz de yaşıyorum işte…
bir sorun yok senede bir gün hatırlıyorsan beni!
Enes Ali



