Nisan, 2008 Arşivi

Nis 29 2008

Rota: Sarıyer

Published by Sessiz Kaptan under Gönüllük, Rota

Merhaba sevgili dostlar.

Uzun bir aradan sonra yeniden sizlere bir şeyler sunabiliyor olmaktan gerçekten mutluyum. İlk “gönüllük” yazsı olarak sizlerle biraz hasiıhal etmek istiyorum.

Bir süredir sayfalarımda başlattığım çalışmalardan dolayı sizlere sessiz kaptan olarak ulaşamıyordum. Bunun nedeni radyoların içinde küçük adamların olduğunu düşündüğüm ve bu küçük adamlara ulaşmak adına kaç tane radyo kırdığım küçüklüğüm gibi içeriğini merak ettiğim ve kaçınılmaz son olarak bozduğum sitemin veritabanı sebep oldu. Daha doğrusu ilk sorumlusu benim çünkü gerçekten ben bozdum. Devamını Oku>>

No responses yet

Nis 29 2008

Yansıma

Published by Sessiz Kaptan under Yansımalar

abakus.jpg

Zamanı ve kendimi tükettiğimdir!

No responses yet

Nis 29 2008

Abaküs

Published by Sessiz Kaptan under Şiirlerim

Abaküsün ilk boncuğundasın,
Sesler çıkarıyor, emekliyorsun.
Ailen mutlu…
İkinci boncuğu, üçüncü boncuğu,
beşinci boncuğu; hayat akmakta…
Hayat pencerenin kenarındasın
Bakmaktasın dışarıya…
Arkadaşların oyun oynamada,
Beni de belkeyin geliyorum diyorsun.
Çocukluk heyecanını bir kaç boncuk yaşıyorsun.
Şimdi okul çağındasın,
Hayat pencerenden bakıyorsun dışarıya;
Arkadaşlar okul yolunda…
Beni de bekleyin geliyorum diyorsun.
Birkaç boncuğu da okulda harcıyorsun.
Şimdi deli dolusun, delikanlı diyorlar sana,
Ay ne kadar da benziyorsun babana.
Hayat pencerenden dışarı bakıyorsun
Arkadaşlar eğlenmek için yolda
Beni de bekleyin geliyorum diyorsun.
Sonra yıllar akmakta…
Abaküste boncuk bir bir azalmakta…
Hayat pencerenin kenarındasın halâ,
Bir kaç boncuk öncesi damatlığın sırtında,
Ve şimdi ekmek derdi başladı biliyorsun
Hayat pencerenden bakıyorsun dışarıya
Arkadaşların şimdi ekmek derdine yolda,
Beni de bekleyin geliyorum diyorsun.
Sonra biraz duruyorsun
Bakıyorsun önüne sonra ardına
Abaküse takılıyor gözün sonra.
“Ulan çoğu gitmiş azı kalmış” diyorsun
Hayatın o kör ritmini orada anlıyorsun…
Çoluk çocuk derken şimdi torun var yolda,
Abaküste boncuk sonlara ulaşmakta…
Hayat pencerende şöyle bi duruyorsun,
Ve sonra tekrar dışarı bakıyorsun
Arkadaşların yok artık yolda…
“Ne çabuk” diyorsun.
Gözlerin takılıyor batan güneşe.
Kahroluyorsun…
Öteye gitmek için bir şey yok biliyorsun.
Ta uzaklarda mezarlar görüyorsun
Arkadaşlarını anımsıyorsun…
Beni de bekleyin geliyorum diyorsun…

Enes Ali

No responses yet

Nis 29 2008

Vatansız Sevdam!

Published by Sessiz Kaptan under Şiirlerim

Kor süzülür geceye
Ateşten bir ok fırlar…
Karanlığın içinden canhıraş bir feryat yükselir
Gecemin sokaklarına kirli emeller değer
Son şehrimde düşer!
Vatanım ah vatanım
Benden öte sadece senin isminin yaşadığı
Tek sakini sen ve seni seven bir beden…
Sokak lambalarından hayalin süzülen
İsmin, duvarları süsleyen
Sesin tek duyulan hışırtılı anonsörlerden!
Saçların yel değirmeni
Saçların mahpus parmaklığı demirden
Saçların bahtıma bağlanmış kement
Saçların ayrı bir dert!
Köşe de iyilik dağıtılıyor ellerinden
Senin için satılıyor bu kentin tüm çiçekleri
Yakınlık sana, uzaklık senden
Sevdamın başkenti, tek kenti…
Düştü ellerimden!
Bir ok fırladı…
Vurdu beni gözlerimden
Gözlerim!
Ne hacet gözlere
Ben seni çok iyi bilirim
Ezberimde vatanımın sokaklarında
Salınışın rüzgarla beraber
Vatansız kalmış sevdam
Ne gam!
Yüreğimi kaybetmedim!
Öyle ki kalbimde duruyor yerinde
Ve kalbim ellerimde
Görmesem de! Körsem de!
Kalbimde ne var bilirim…
Tüm damarlar tek şey pompalıyor kalbime
Sessizce dokunduğum adın
Ve parmaklarımın ucunda yalnızca sen!
Vatansız kalmış olsam da
Sevdamın kentine aksa da gözlerim
Kalbim ellerimde!
Vatansız sevdan yüreğimde!

Enes Ali

No responses yet

Nis 29 2008

Emre Altuğ - Aşkı Kıyamet

Published by Sessiz Kaptan under Dinletiler

Çok zamandır listemden düşmeyen güzel bir şarkı.

No responses yet

Nis 29 2008

Yara

Published by Sessiz Kaptan under Yansımalar

yalnzvq0.png

 

Yeni hasretimin eskimiş yarası!

No responses yet

Nis 29 2008

Şiir Bakışlı Çocuk

Published by Sessiz Kaptan under Şiirlerim

Asmış ceketini yıldızlara
Bir elinde kalem var, bir elinde hüzün.
Şaşkın bakıyor
Hangisini sürse beyaz sayfalara
Kan fışkırıyor…

Şiir bakışlı çocuk
Sırtında mavi gocuk.

Bir kenarda üşümüş…
Hüznünün başını okşuyor usulca
Kalemi çoktan düşmüş…
Gözleri deryalarda
Yüreği hülyalarda…
Bulutlarla dövüşmüş…
Islanmıyor yağmurlarda!

Şiir bakışlı çocuk
Nereye bu yolculuk!

Rotasını çizmiş yalnızlıklara
Dümeni kırsa sağa sefalet
Sola kırsa felaket
Geriye dönülmez bu deryada!
Eyvah ilerde hüzün korsanları yol kesecekler
Kesin yenileceksin kavgada!
Hüzünsüz ne yaparsın düşünmeyecekler…
Hüznünü gasp edecekler sonunda!

Şiir bakışlı çocuk…
Gözleri boncuk boncuk…

Şimdi yitik bir kentin etkisiz elemanı
Ne elinde hüznü var
Ne kan kusan dolma kalem
Bakışları bir şiire ram oldu olalı
Gözleri de bir âlem…
Sen! Bu kentte kalalı
Bir deliye daha kavuştu sokaklar
Hayat çok mu dar?

Şiir bakışlı çocuk
Burada neden durduk?!!

Enes Ali

No responses yet

Nis 29 2008

Lamia

Published by Sessiz Kaptan under Şiirlerim

Adı Lamia on sekiz yaşında
Gözleri hayat karası
Bakışları ruh yarası
Adı Lamia
Henüz hayatın baharında
Alev alev yanmada
Ara sıra kalbi düşse de yere
Tekrar dönebilmekte geriye
Aşkın anlamını anlasa bir kere
Âşık olur ölesiye
Adı Lamia
Gözleri hayat karası
Bahtı yürek yarası
Çoktan geçti sırası
Da-i merak tasası
Adı Lamia
O hayata çoktan küstü
Henüz baharında
Ne yazı görme arzusu
Ne kış yaşama korkusu
Sıcak bir kalp tek arzusu
Anne şefkati kadar içten
Baba sevgisi kadar gizli
Lamia! Sen karalı
Bir tarafı yaralı
Solgun çiçek
Derdimiz aynı
Senin istediğin sevgi
Benim samimiyet
Kalbin yüzün kadar temiz
Hayatın kirliliği unutuluyor
Sen hayata değince
Ölüm güzelleşiyor
Sen ölünce
Sen ölünce
Temiz ve solgun çiçek
Ay kadar parlak
Güneş kadar sıcak
Bari elveda de son kez
Belli
Bu dağdağa seni de söndürecek.

Enes Ali

One response so far

Nis 29 2008

Uzun Uzun Dalmalar

Published by Sessiz Kaptan under Şiirlerim

Kırmızı kaplı kitaplarımdan okumuştum
Gidebildiğin yere kadar git…
Kaç kaçabileceğin yere…
Ben… Durmuştum…

Babamdan dinlemiştim
Gülebileceğin kadar gül…
Sev sevebileceğin kadar…
Ben… Susmuştum…

Geceden anlamıştım
Duyabileceğin kadar dinle…
Düşün düşünebileceğin kadar…
Ben… Donmuştum…

Hayattan sormuştum
Ne kadar bilirsen bil demişti
Hayat bilgisi değil ki öğrendiğin
Ben… Anlamamıştım

Evet durmuştum belki
Susmuştum her şeye
Donmuştu hayatım
Ama ben hayatı…
Şimdi anlıyorum…

Enes Ali

No responses yet

Nis 27 2008

Farid Farjad - Taghtam Deh

Published by Sessiz Kaptan under Dinletiler

 farid.png

 Kemanın üstadı’ndan harika bir eser…

 Farid Farjad Kimdir?

7 responses so far

Sonraki Sayfa »

Web Stats