Mar
30
2008
Şimdilerde Ferhat dağ yerine kulağını delmiş,
Şirin ise feminist olmuş!
Mecnun görse aşkımızı kıskanırmış ya da Leyla sevgiden nasipsiz bir kula dönermiş. Kerem ile Aslı’nın hikâyeleri dilden dile dolaşmaz onların sevgisi de sıradan sevgi olarak kalırmış bu sevginin yanında. Ya Ferhat ile Şirin’e ne demeli? Neymiş Ferhat dağ delmiş “e onu bizim kanalizasyon işçileri bile yapıyor o da bir şey mi ben senin için ölürüm ama Şirin Ferhat için öldü Ferhat’ta Şirin için değil mi?”
Böyle uzayıp gider zamane âşıkların muhabbetleri ya da kendilerini aşık sananların! Kimi mecnuna taş çıkarttığını sanır kimi Leyla’nın aşkını hafife alır kendi aşkları yanında. “Senin için ölürüm” ler “Senin için her şeyi yaparım” lar ise kavuşmaktan 3-5 ay sonra güme gider nedense. Cicim ayları denen dönem geride kaldı mı ne Ferhat gelir akla ne Kerem ne de mecnun. Devamını Oku »
Mar
30
2008

Karlara karıştığımdır!..
Mar
30
2008
Kışlar akar gözlerimden.
Upuzun ve soğuk yalnızlıklar
Düşer kalbimin son kenti savaşında
Düşer birer, birer yıldızlar…
Ağlaşır güneşle bulutlar beraber bu sofrada
Ağlaşır gözlerim yeni bir kuytu da…
Yağar gökler ağlaşır yağmurlar…
Aşk doğar en manasız mana da…
Tufan kalkar yalnızlıklarımın şehrinde
Nuh tufanları boğulur bu tufanın içinde
Bir son umuttur hilale boğulan…
Bir son umut umutlarım içinde…
Kışlar akar gözlerimden…
Yalnızlıklar soğur yüreğimde…
Yeni yalnızlıklar doğar…
Yalnızlığın içinde…
Mar
28
2008

Karanlığın altında ışıktan habersiz kalışım!
Mar
28
2008
Heybelinin meşkidir yalnızlığımda
Çamlıcasın üç gülüdür…
Her yeniden mehtaba çıkmışlığımda
Bir dumanlı aşkım var Beyoğlu da…
Çıkarım yokuşlar inemem geri
çiçek pasajın aşkımın vakti
ne kalabalıklar akar da gider
dumanlara karıştırırım bedenimi
Çiçek pasajın da çiçekçi kadın
bir çorabı sökük Romen tadında
bir çocuk midyeci lal dili yanık
bir limona sıkılmış garip adında
Çiçek pasajında dumanlı aşklar
bir nargilenin tadıdır son şahidimiz
çiçek pasajında yangın aranır
çiçek pasajında son yokuş kalır
Bir sessizliğin uğultusu var
Bir hiçliğin yokluğa düşen çığlığı
Çiçek pasajında dumanlı aşklar
Çiçek pasajında paslı bakışlar…
Sonra cambaz barıdır sevdama şahit
Ve alinaziktir son şiirimde…
Dilimde büyük laflar ve kozmopolit
Ha! sahi aklıma geldi deminde…
Çiçek pasajında son bulmuş şarkım
Çiçek pasajında dumanlı aşklar
Çiçek pasajında bir kadın ağlar
Aşk feryadında Romen tadı var
Çiçek pasajında bir yitiğim var..
Sessiz Kaptan
Mar
28
2008

Yıldızların kanatlandığı bir sahilde pişmanlığınla!
Mar
28
2008
Öfkelenme ne olur
Bu ne telaş bu ne hız
Önce dinle istersen
Sonra kızarsan kız
Yıldız gözlü kız…
Düşlerim beyaza çalar
Sevdan gönlüme dalar
Dumanı yitirdim de
Ateş içime ağlar
Yıldız gözlü kız…
Sonunda nokta olan
Hayatımda virgülsün
Yalnızlıklarda solan
Aşk ile açan gülsün
Yıldız gözlü kız…
Mecazi aşk aracı
Sensin gönül ilacı
Meyler neyler ki bana
Şarap gözlerin acı
Yıldız gözlü kız…
İçinin güzelliği
Dökülmüş gözlerine
Hani bir sırrın vardı?
Döküver sözlerine
Yıldız gözlü kız…
Adın dağıtır tasa
Kaybolmaz umutlarım
Düşürmez beni yasa
Yüklüdür bulutlarım
Yıldız gözlü kız…
Sonra güneş ezelden
Aşıktır gözlerine
Hilal lal olmuş dilden
Yansımaz izlerine
Yıldız gözlü kız…
Sessiz Kaptan
Mar
28
2008

Bir çıkmaz sokakta kör olmuş hislerimle!
Mar
28
2008
Bir büyülü süpürgenin temizlediği;
Aşk iksirinin kırıntılarıdır hayatıma damlayan.
Cadı sevdaların arkasından,
Bir buse kadardır ömrümde kalan.
Cadıca düşlerin yaşandığı bir dünyadayım;
Cadıca sevmelerin yalancı ihtişamında.
Mutluluk iksirinde karıştırılan yalan hayatımdır.
Ask sarhoşu olmayan yüreğim süpürge atıyla gezilerde…
Cadıca düşlerimdeki prenses az ilerde…
Sevdam diyorum sev diye yankılanıyor.
Cadıca sevdalarım avucumda kanıyor…
Çığlıklarım sitemdir tüm çığlıklara.
Karanlığım düşmandır karanlıklara.
Bir maviydi içinden bana dökülen,
Maviler sendedir bense kapkara.
Cadı avcısı yoktur senin peşinden.
Gelirsin yıldızlar oynar yerinden.
Sonra bir haykırış koptu derinden,
Uyurum düşlerim esirliğinden.
Kır büyü küreni dök sancılara.
Merak etme; bu gidiş nereye gider.
İçinde kıpraşsada milyonca yara,
Bir gülümsemen her şeye yeter…
Sevdam diyorum sev diye yankılanıyor.
Cadıca sevdalarım avucumda kanıyor…
Rüzgarların büyülü dansıdır başımı döndüren
Rüyaların aşk dolu raksıdır…
Cadıca samimiyettir seni bana sevdiren
Yüreğindeki tatlı ahenktir…
Yanarım yağmurla aşk iksirine
Alırsın gözlerimi göz tesirine
Sevdadır sana, gayrı kime ne
Cadıca düşlerim düşer gölgeme
Cadıca özlemler solar kalbinde
Toparlan düşlerim ben gidiyorum
Dudağımdaki şarkı çok seviyorum…