'Sessiz’ce' Kategori Arşivi

Eyl 06 2009

Ütopik Sevdam -5-

Published by Sessiz Kaptan under Sessiz'ce

utopiksevda.jpg

Ey yar!

Yine kuzguni bir haykırış kaynağısın

Ve hâla bitmiyor yasın!..

Ey yar!

Sensiz geçen yılların acımasızlığına inat yaşıyorum sensizliği seninle geçen yılların hatırına! Şimdilerde özlemek moda oldu…

Bilirsin;

Yalnızlığı özlüyor insanlar, koşmayı özlüyor, konuşmayı özlüyor, susmayı özlüyor, susturulmayı özlüyor, terk etmeyi özlüyor, terk edilmeyi özlüyor, kendini bile özlüyor insanlar…

Beni sorma bugün sana insanları anlatacağım!

İnsanlar yine bildiğin gibi… Doymaz acıtmaya, bıkmaz terk etmekten, yalnız bırakıp gitmekten hiç üşenmez… Tıpkı senin gibiler yani!

Ey yar!

İnsanları bırakıp seni anlatmak daha iyi olmaz mıydı?

Sensizlik o kadar acı ki seni anlatmak bile sensizliği anlatmak olacak bu sefer de…

İnsanlar anlamıyor sensizliğin ne derece bir ıstırap olduğunu! Dün Mecnun’a kızan insanlar bugün bana kızıyorlar dün Leyla’yı hor görenler bugün seni yeriyorlar! İnsanlar beni anlamıyorlar!

Ey yar!

Yine sensizliğin üzerini kaplayan bir mevsim daha geride kaldı… Yine yeni bir eylül düştü takvimlere ve ben yine seni en çok eylülde özlüyorum… Eylülde akıtıyorum gözyaşlarımı en çok ve daha fazla boğucu oluyor düşlerim… Eylül aynı eylül… Saçların gözlerimi dalgalandırıyor, gözlerin yüreğimi yakıyor, hasretin canımı acıtıyor… Değişen tek şey bu eylül sensizliği daha da eskitiyor… Hatırıma her düştüğünde hangi takvimi yaşadığımın bir önemi olmasa da gittikçe eskiyen hatıraların olması çekilmez bir işkence oluyor..

Keşke… Ah keşke diyorum ayaklarıma takılan prangalar kırılsa da sana koşabilsem… Kelepçeler parçalansa da kollarımı sana açabilsem… Boynumdaki kement sıksa da boğazımı önemi yok son nefesimi dizinde verebilsem!

Ey yar!

Anla işte bunca laf kalabalığı kendime satırları dost edindiğimdendir ve bu kadar dost çoğaltmamın tek sebebi her gün seni biraz daha fazla sevdiğimdendir…

 

Enes Ali

2 responses so far

Ara 26 2008

Düşmüşse üzerine kara bulutlar…

Published by Sessiz Kaptan under Sessiz'ce

14ko9pd9.pngBiliyorum, hayat hiç güzel değil… biliyorum bu nasıl yaşam böyle… biliyorum çok saçma ve basit şeylerden dolayı herşeyi kırıp dökmek geliyor içinden…

Biliyorum herşeyden bıkmış bir haldesin ve hiçkimseyi sevmiyorsun…

O çok sevdiğin ailen hakkında bile bir kıpırtı yok içinde…

Biliyorum bazı insanların yaptığı hatalardan bütün insanlığı sorumlu tutuyorsun…

Ve biliyorum ki haklısın!!!

Ve yine biliyorum ki,

Caddeler bomboştu bugün. Kimseler yoktu etrafta… Aslında heryer çok kalabalık olabilir di ama sen kimseyi fark etmedin bile… Herkes “biraz fazlalık” ya da “biraz gereksiz” gibi geldi gözüne… Devamını Oku »

One response so far

Kas 15 2008

Sus, kimseler duymasın

Published by Sessiz Kaptan under Sessiz'ce

Bir Ahmet Arif şiiri ile başlar yeni bir hayat… Gölgem takılmış gölgene öyle ürkek yürüyor işte…

Sus, kimseler duymasın.
Duymasın ölürüm ha.
Aydım yarı gecede
Yeşil bir yağmur sonra…
Yağıyor yeşil.

Yeşil düşler gördüğümüz o yemyeşil parkta giymiştik yeşil parkalarımızı… Çok şey istiyorduk yarınlar adına… Evet diyorduk güçlü olmasak bile haklıyız… bunu bilmeselerde biz biliyoruz… Evet haklıydık… Yarınlar adına bir umut taşıyordu yüreğimiz ve biz yine yeşiller arasında yağan yeşil bir yağmurla ilk defa (beraber) ıslanıyorduk… Devamını Oku »

No responses yet

Ağu 06 2008

Hayalime Mektuplar - 1

Published by Sessiz Kaptan under Sessiz'ce

 hayalimemektuplar1.png

Her ne kadar sensizliğinde sana “sevdam” diye hitap ediyor olsam da şimdi sana nasıl hitap edeceğimi dahi bilmiyorum. İsmini anmaktan bitap düşmüş dilim dahi bu satırları yazdığım an ismine dönemez oldu nedense… Utanıyor muyum senden? Hayır, sanırım tatlı hayallerimden uyanıyorum. Acı dolu bir hayata hem de bilerek ve isteyerek… Ama korkakça ve zorla! Tıpkı cesaretli davranmaktan başka bir seçeneği olmayan bir şövalyenin ilk savaşında kahraman olması gibi bir şey… Boş kahramanlık işte! Devamını Oku »

No responses yet

Tem 26 2008

Çok Acıyor

Published by Sessiz Kaptan under Sessiz'ce

yalnzlk3nm4.jpgYaşı genç sayılırdı aslında ama yüzündeki derin kederin izlerinden olsa gerek dış görünüşünde bir “eskilik” vardı…

Sevgi ve sevmek ile yakından ilgilenir, insanlara çabuk güvenirdi genç adam. Okuduğu birçok şiirin ana konusu ya sevgidir ya dostluk… Hani Tolstoy demiş ya “insan ne ile yaşar” diye ve cevabına da bol sevgi malzemesi katmış ya işte bu malzemenin bir hayranıdır.

Çok zaman önce büyük kavgalarla karşılıklı birbirlerine sırt döndükleri bir dostu vardı ve genç adam ona bir mektup yazmalıydı…

Devamını Oku »

3 responses so far

Tem 23 2008

Ütopik Sevdam (4)

Published by Sessiz Kaptan under Sessiz'ce

Yâr..

Bir sevda bu kadar mı acımasız olur? Ve bir yangına fışkırtılan su ne zamandan beri “alevi dindiren” değil, “ateşi alevlendiren” oldu!

Öyle ki sana doğru attığım her adım biraz daha uzaklaştırıyormuş beni senden, bir sokak daha öte bir mahalle daha uzak bir şehirden diğer bir şehre gidilecek kadar daha uzak bir yol… Belki de bir dünya mesafe girecek aramıza böyle giderse! Devamını Oku »

No responses yet

Haz 25 2008

Ütopik Sevdam (3)

Published by Sessiz Kaptan under Sessiz'ce

Ey yâr!Bir başına kaldığın zaman beni hatırlamadığını söylemiştin düşlerime… Olsun! ismimi dahi unutman umurumda değil inan… Ben senin ismini biliyorum ya o yeter bana…

Her ne kadar ismim dilinden silinmiş olsa da, her yalnız kalışında isimsiz bir sızının seni rahatsız ettiğini çok iyi biliyorum… Devamını Oku »

2 responses so far

Haz 24 2008

Ütopik Sevdam (2)

Published by Sessiz Kaptan under Sessiz'ce

Ey yâr!

Enteresan değil mi? yanıbaşımda olduğun halde seni uzaktan hissetmek! Sanki başka bir yerde başka bir zaman yaşayan ikinci bir dünyanın bir başka ucundasın…

Tuhaf değil mi? Oysa sen başucumdasın… Başımı koyduğum yastıkta sen varsın, gözümü diktiğim tavan da sen varsın, baktığım ayna da senin yüzün benim yüzümden daha belirgin.. Kızdığımda bana kızar gibisin!

Ey yâr!

Oysa seni özlemek… bir kağıda iki dörtlük dizmekten daha zor ve daha acı olamazdı! ve senin yokluğuna küsüşüm kalemimin bana küsüşünden çok daha sevimli bir olaydı! Seni özlemek zor değil aksine güç veren bir ilaçtı sanki!

Ama şimdi…

Özlemlerim iki kart arttı ve bomboş sayfalar yine yüreğimi kanattı…

Özlüyorum… hem kalemimi hem seni…

Sen gelmesen bile gönder kalemimi!

İstersen kırık olsun!

Senin elinden…
Enes Ali

One response so far

May 03 2008

Ütopik Sevdam(1)

Published by Sessiz Kaptan under Sessiz'ce

Yâr…Demir lokma gibi düğümlendi ismin boğazımda. Ya da dudağımın her “yâr” deyişinde yara giden bir merminin yara açması gibi bağrımda…Saatler vuslatı vurmayalı ne çok zaman olmuş. İstanbul sensiz kalalı ve ben her gece adetten sayarak ağlayalı! Devamını Oku »

No responses yet

Mar 30 2008

Al Ferhatı Vur Şirine

Published by Sessiz Kaptan under Sessiz'ce

 Şimdilerde Ferhat dağ yerine kulağını delmiş,
Şirin ise feminist olmuş!

Mecnun görse aşkımızı kıskanırmış ya da Leyla sevgiden nasipsiz bir kula dönermiş. Kerem ile Aslı’nın hikâyeleri dilden dile dolaşmaz onların sevgisi de sıradan sevgi olarak kalırmış bu sevginin yanında. Ya Ferhat ile Şirin’e ne demeli? Neymiş Ferhat dağ delmiş “e onu bizim kanalizasyon işçileri bile yapıyor o da bir şey mi ben senin için ölürüm ama Şirin Ferhat için öldü Ferhat’ta Şirin için değil mi?”

Böyle uzayıp gider zamane âşıkların muhabbetleri ya da kendilerini aşık sananların! Kimi mecnuna taş çıkarttığını sanır kimi Leyla’nın aşkını hafife alır kendi aşkları yanında. “Senin için ölürüm” ler “Senin için her şeyi yaparım” lar ise kavuşmaktan 3-5 ay sonra güme gider nedense. Cicim ayları denen dönem geride kaldı mı ne Ferhat gelir akla ne Kerem ne de mecnun. Devamını Oku »

No responses yet

Web Stats